*Zendagi Migzara
UÇURTMA AVCISI
26.2.09
FULBRIGHT BURSU
24.2.09
Bu yıl ki yüksek lisans ve doktora burslarına başvurular 2 Nisan 2009 tarihinde sona ermektedir!!
Öğrencilerde aranan şartlar lisans ortalamasının 4.00 üzerinden 3.00 olması ve iyi derecede İngilizce bilmeleri. Seçilecek öğrencilerin TOEFL, GRE ve GMAT sınavlarını geçmiş olmaları ya da geçebilecek düzeyde olmaları gerekmektedir. Yılda yaklaşık 70 öğrenci kabul alıyor. Okullarla ilgili eğitim danışmanlığı verdikleri gibi, öğrencilerin gitmek istedikleri okullarla da Fulbright temasa geçiyor. Buraya geldiklerinde, hatta havaalanında bile Fulbright scholarship demek tüm yolları açıyor. Ben vize alırken eşimin Fulbrightlı olduğunu söyledim ve en ufak bir zorluk yaşamadım. Eş ve çocuklar için de gerekli belgeleri düzenliyorlar. Detaylı bilgiye verdiğim linkten ulaşabilirsiniz.
HAYDİ KEK YAPALIM !!
22.2.09
1 paket kabartma tozu
BİR GÜN DE BÖYLE GEÇTİ..
21.2.09
Şimdiye kadar çoktan ısınması gereken hava fena halde naza çekiyor kendini. Zaten benim gelmemle evrim geçirdi bu şehir. Kar yağdı, yağmur yağıyor sık sık, hava normalden çok daha serin oluyor.. vs. Kalan 3 ayı sıcak sıcak geçirmek istiyorum, n'olur!Bugün dolaştık biraz, fotoğraf çektim her adımda.. Buralarda çöl iklimi hasıl bildiğiniz üzere. Yeşil ve sulak alan yok denecek kadar az; ancak para olunca insanlarda bu sorun en aza inebiliyor. Evimizin yakınındaki bir siteye gittik. Büyük, yapay bir göl yapmışlar ve gölün etrafına kurulmuş site. Evlerin büyük balkonları, önlerinde botlar ve yeşil ortam çok hoşuma gitti, bir de aşağıdaki rüzgar gülü ve bank..
Birileri kırmızı gül kıvamında olmadığını mı söylemişti? :)) Sevgili alınca her çiçek güzel de ben nergisleri özledim. Gelsin artık mevsimi, acaba burada da olur mu? Papatyaları ve orkideleri de seviyorum, bir de öğrencilerimin getirdiği sümbülleri.. Gönderen: n@zo 16 yorum var, sen de katIl !!
KATEGORİLER: Amerika / Las Vegas, Günlük, Kitap
BAŞIM GÖĞE ERDİ
19.2.09
Issız Adam'dan bahsediyorum. Gazete köşelerinde, bloglarda o kadar çok anlatıldı ki, izlemeden film hakkında ipucu almamaya çok gayret gösterdim bunca zaman. Ne olup bittiğini anlatan bir yazıysa okumadım.DAVID CAPPERFIELD SHOW
17.2.09
Gönderen: n@zo 12 yorum var, sen de katIl !!
KATEGORİLER: Amerika / Las Vegas, David Copperfield, Las Vegas Otelleri, MGM Grand Hotel
CHANEL COCO MADEMOISELLE
15.2.09
Öylesine denedim gündüz, şuan gecenin bir yarısı kendimi koklamakla meşgulum.
Ne güzel kokuymuşsun sen meğer. Kusura bakma Burberry, pabucun damda artık.
Benim ol Chanel Coco Mademoiselle!
____________________
SEVGİ KELEBEĞİ OLUN!
14.2.09
Sevgiyi göstermek gibisi mi var? Ne duruyorsunuz sarılın birbirinize.. Bugün sevgi kelebeği olsun herkes.. Sevgilisi olmayanlar üzülmesin; anne, baba, abla, abi, kardeş, arkadaş kim varsa yanınızda.. Sarılın ona.. Sevdiğinizi söyleyin.. Öpün, koklayın..
Geçen yıl şiir falan derken bu yıl ben de ister oldum kutlama, hediye.. Neyse ki henüz kırmızı kalpli ayıcık ve kırmızı gül kıvamında değilim. Gelecek yıl ne olur bilemem tabii ki :)
Sevgiler herkese..
ETAMİNE DEVAM
13.2.09
Bir de kitap ayracı yaptım. Bu kez iplerinin görünmemesi için keçe yerine karton kullandım, Moonish'te görüp, beğenmiştim. Model yine buradan. Yazı da love is.. serisinden :) Haftanın anlam ve önemini belirtmek lazım ama değil mi?
I LOVE YOUR BLOG
11.2.09
Salıncakta İki Kişi tarafından bu ödülü almış bulunmaktayım. Daha önce de benzer bir ödül bloglar arasında dolaşmıştı. Küçük ama gurur okşayıcı bir durum. O yüzden mutlu olmamı sağladığı için Banu'ya teşekkür ediyorum öncelikle.Ödülün gönderilmesiyle ilgili 3 kural var:
2. Bu ödülü başka 7 blog sahibine linklerini vererek göndermek.
3. Seçilen blog yazarlarını durumdan haberdar etmek.
PAZAR PAZAR KALPLİ BROŞ
8.2.09
Günler birbirinin aynısı oluyor çalışmıyorken. Hafta sonunu iple çekmemek aslında hiç de güzel birşey değilmiş, cumartesi ve cuma önemini yitiriyor çünkü. Ne planlar yapardım ben o bir gün için, ne çok şey sığdırırdım cumartesiye. Rahat batıyor gibi yorumlar yapabilirsiniz, garip özlemlerimin olduğunun farkındayım :p Çoğu zaman hangi günde olduğumuzu bile bilmiyorum, bilme gereği duymuyor insan hergün aynı olduğu için. Bir tek pazar farkını gösteriyor. Eskiden olduğu gibi 'pazar pazar' ile başlayan cümleler kurabiliyorum mesela. Pazarın miskinliği daha bir yoğun oluyor. Yataktan çıkmak istemiyorum, kahvaltı uzun sürsün istiyorum, kitap okumak, uyumak, sonra yine okumak istiyorum.. Bugün olduğu gibi.. Arada ufak şeylerde yapıyorum tabii ki, tek renk tişörtlerin bir köşesine kondurmak için.. Kalpler, bu haftaya yakışsın diye :p
Şeker gibi bir hafta olsun!
Not: Yan tarafa google çeviri gadgetini ekledim. İstediğiniz dile çeviriyor blogunuzdaki yazıları. Gerçi devrik cümleleri falan karıştırıyor ama çok da kötü değil. En azından anlaşılıyor genel olarak yazının ne demek istediği. İsterseniz buradan ekleyebilirsiniz.
Gönderen: n@zo 23 yorum var, sen de katIl !!
KATEGORİLER: Ben Yaptım, El Emeği, Günlük, Keçeden Yaptıklarım
~~ KİTAP VS.
3.2.09
Eskisi kadar hızlı ve istekli olmasam da kitap okuyorum, Orhan Pamuk hem de.. Bugüne kadar hem siyasi düşünceleri yüzünden, hem de dilini ağır bulduğumdan ön yargılıydım kendisine ve kitaplarına.. Kendisine karşı ön yargılarım geçmiş olmasa da "Masumiyet Müzesi" ni okura yakın ve anlaşılır buldum.. O uzun cümleler bu kez yormuyor beni, aksine keyif aldım. Gerçi daha okunacak 350 sayfam var :)
MUZOCUM İYİ Kİ DOĞDUN !!
1.2.09
Bugüne kadar kız arkadaş konusunda büyük şanssızlıklarım olmadı. Her dönem yakın olduğum, çok güzel şeyler paylaştığım birkaç kız arkadaşım oldu etrafımda ama lise arkadaşlarımın yeri hep özel kaldı. Lise günlerim zaten başlı başına özel :) Mesela üniversite de aynı tadı bulduğumu söyleyemem. Bunda okulumuzun 7/24 olmasının, yazın yaptığımız stajların, 12 ay boyunca açık olan otelimizin ve dönem arkadaşlarımızın gerçekten iyi olmasının payı büyük elbette. Çok eğlenceli, kalabalık bir grubumuz vardı bizim. Okula ve dersaneye koloni halinde giderdik, tenefüslerde yine aynı şekilde gezerdik. Bu kalabalığın içinde ise el üstünde tuttuğum 2 kişi oldu. Yıllar geçtikçe kopuyoruz diğerlerinden, unutulmuyor ama paylaşılan şeyler azalıyor. O 2 kişiyle ise her bir araya gelişimizde konuşacak yüzlerce şey bulabiliyoruz. Araya giren zaman hiç olmamış gibi, kaldığımız yerden devam edebiliyoruz.
Bugün onlardan birinin doğum günü.. Başta O'na ve eski günlere özel birşeyler yazmak istedim. Muzo ile ortaokula dayanan bir tanışıklığımız var. O zamanlar çok huysuzdu kendisi, çoğu zaman gıcık ederdi beni, sürekli küserdi ota çöpe. O yüzden pek sağlam bir dostluğumuz olmamıştı :)) Sonra lise de yeniden kesişti yolumuz ve bu kez sağlam ve güzel bir dostluğa adım attık. Sevinç'te katıldı aramıza ve 4 yılı 'kıskanılan bir 3'lü' olarak geçirdik. Çok kavga ettik, çok ağladık, çok güldük, çok eğlendik.. Yaşayabileceğimiz herşeyi yaşadık birlikte. Hatta Muzo günlüğümü okuyan tek kişi oldu. Gerçi O'nun hakkında yazdıklarımızı okuyunca küstü bana ama olsun :p 2000 yılının yazı tekrar yaşamak isteyeceğim bir yazdı. Muzocum ile eşek gibi çalıştık, bardaklar, tabaklar kırdık, yüzlerce bardağı, tabağı, takımı aynı gün içinde 3 defa yıkayıp, sildik.. Resepsiyon deskinin üzerinde otururken hocalara yakalandık, kat temizliği yaparken uyuyakaldık, 3 sandalyeyi birleştirerek kendimize dünyanın en rahat yatağını yaptık, makarna savaşı, bahçe hortumuyla birbirimizi ıslatmamız, daha dün gibi hatırladığım mezuniyet gecemiz ... daha bir sürü şey.. Bu yazdıklarım sizler için anlamlı gelmeyebilir tabii :) Benim için ise hayatımın hep özlemle anacağım zamanları idi.
Bugün ise fiziken olmasa da kalben yanyanayız. Dinlediğim şarkılarda, izlediğim filmlerde, yediğim yemeklerde hatırlamaya devam ediyorum güzel günlerimizi.. Bir araya geldiğimizde ise en az eskisi kadar eğleniyoruz, dertleşiyoruz, gülüyoruz, konuşuyoruz..
Muzocan iyi ki doğdun.. Ben iyi ki tanıdım seni.. İyi ki onca şeyi yaşadık.. İyi ki dost olduk.. İyi ki kan kardeş olduk.. Sen var olduğun sürece iyi kilerin sonu gelmeyecek..
Çok seviyorum ben seni.. Bir de çok özledim !














