San Diego'ya gitmek üzere cumartesi öğleye doğru yola çıktık. Yaklaşık 2,5 saat mesafede LA'e. Yol Pasifik Okyanus'u boyunca ilerliyor. Harika sahiller, küçük tatil kasabaları var. San Diego ve LA'e sadece sahilleri gezmek üzere bir gezi düzenlenmeli. Özellikle Laguna Beach'de aklım kaldı benim. Neyse kalacağımız oteli görüp, giriş işlemlerini yaptıktan sonra başladık gezmeye. Önce Coronado Adası'na gittik. ABD'ye ait bir deniz kuvvetleri Hava İstasyonu var. Hatta Top Gun filminin seti hemen yakındaymış.
Ardından Gaslamp Quarter'da turladık. ABD'de ki bir çok şehrin aksine şehir merkezi olarak kabul edilen Gaslamp Quarter'da yaya olarak dolaşmak mümkün.
1880-1910 yılları arasında yapılmış eski binalar halen korunuyor.
San Diego'dak ki 2. günümüzü Sea World'de geçirdik. Okyanus'un kıyısında oldukça büyük bir alana yayılmış bir su parkı. Girişte aldığımız haritayı takip ederek hemen hemen tüm aktivitelere katıldık ve çok eğlendik, bir de sırılsıklam olduk :)
İlk görüntüler akvaryumlardaki balıklar, istiridyeden çıkan gerçek inci, birbirlerine sevgi gösterisi yapan deniz aslanları, deniz kaplumbağası ve teleferikten yat manzaları..
World of the Sea müze şeklinde düzenlenmiş. Büyük akvaryumlar, balıklar hakkında bilgiler, çeşitli balıkların iskeletleri var.
Katıldığımız ilk gösteri yunuslarınkiydi. Anfi şeklinde düzenlenmiş basamakların 5 ya da 6. sırasına oturduk. Yunuslar harika bir gösteri sundular, lay lay lom fotoğraf çektim ben de.. Sonra o sevimli yunus kardeş kuyruğu ile suyu bir fırlattı, sırılsıklam olduk.. Tabii bu da oyunlarının bir parçasıymış :)) Neyse hemen arka taraflara geçtik ama iyi ıslandık. Eğiticilerinin söylediği her hareketi yapıyorlar ama sonunda mutlaka ödülleri olan balığı alıyorlar. Başardıkları her harekete ödül alıyorlar. Eğitimde öğrendiğimiz klasik koşullanmanın canlı ve başarılı bir örneği.
Shamu, tam 2 ton ağırlığındaki katil balina. Parkın ana ilgi noktasını oluşturuyor ve harika bir gösteri sunuyor.
En çok beğendiğim ve hayran kaldığım gösterilerden birisi de evcil hayvanların gösterisiydi. Onlar da yunus ve balina da olduğu gibi klasik koşullanma yöntemi ile eğitilmişler. Söylenilen herşeyi uyguladılar ve ödüllerini aldılar. Kedi ve köpek de bu durum çok garipsenmiyor da domuz, sincap, ördek, papağan, güvercinler çok ilgimi çekti. Sonunda eğiticileri olmadan hepsi bir gösteri sundular, bayıldım. Ben olsam hata yapardım diye düşündüm.
Wild Arctic isimli bir ride'a bindik. Helikopter şeklinde bir simulasyon cihazinin içine biniyorsunuz. Sonra ışıklar kapanıyor ve karşınızdaki ekranda gerçekten kutuplarda helikopter turundaymışsınız gibi geziyorsunuz, ani düşüşler alçalıp yükselmeler falan oluyor. Bittikten sonra kutuplardaki bilimsel araştırma istasyonlarının bir benzerini inşa etmişler, orayı geziyorsunuz. Ayrıca kutuplarda yaşayan çeşitli balık türlerini görüyorsunuz. Sadece kutuplarda buzların altında yaşayan beyaz balinaları gördük.
Deniz yıldızları..
Deniz aslanlarının gösterisi de harikaydı. Onlar da eğiticilerinin taklit ettiler, hem de bire bir..
Bu turun ismi Shipwreck Rapids. Yuvarlak 6 kişilik bir botun içerisinde başlıyor yolculuk. Batık bir gemi inşaa etmişler. Yavaş yavaş bot nehrin içinde ilerliyor. Batık gemiyi geziyorsunuz botun içinde. Etraftan sular, şelaleler akıyor, ıslanıyorsunuz. Sonra bot biraz hızlanıyor ve sanki nehirde rafting yapıyormuşcasına his veriyor. Bu arada resimdeki garip tipler biz oluyoruz. Yunuslardan sonra akıllandık ve yağmurluk aldık. Gerçi bu turda da ayaklarımız ıslandı, akşama kadar gurç gurç sesler çıktı ayakkabımdan :)
Sıradaki turun ismi Journey to Atlantis. Önce bota bindik, Bot sularin içinden geçerek yavaş yavaş sizi gezdiriyor. Ardından yüksek bir kulenin üzerine çıkıyor ve aniden aşağıya iniyor. Etrafınız sırılsıklam olduğu gibi çığlığı basıyorsunuz. Daha sonra ikinci bir tur atıyor ve daha yüksek bir noktaya çıkıyor. Tabii ki çıkarken keskin dönüşler, yana yatmalar falan korkutuyor. En sonunda daha yuksek bir kuleden tekrar suların içine düşüyorsunuz. Islansanız da çok zevkli bir atraksiyon. Bir de düşüşlerde kamera fotoğranızı çekiyor. Alttaki fotoğrafımız o andan..
Parkların ücretlerine gelince, aslında tuzlu biraz ama bir çok aktiviteyi göz önüne alırsak değiyor verilen paraya.
Sea World San Diego giriş ücreti kişi başı 65 dolar
Universal Studios Hollywood giriş ücreti kişi başı 67 dolar; ancak 10 dolar indirim vardı ve biz 57 dolara aldık. Bu biletlerle yılda 2 kez giriş yapılıyor şuan ki kampanya ile. Yani bir hakkımız daha var bizim.
Ayrıca 5 park kişi başı yıllık 259 dolar (Universal, Disneyland, Sea World, San Diego Zoo ve Disney Advanture Park) Tüm parkları gezmeye vakti olanlar ya da California'da yaşayanlar için güzel bir seçenek.
Bir de biletleri internetten almak en güzeli. Çünkü kapıdaki sıra çok fazla. Sabah erken gitmekte de fayda var. Öğleden sonra turların önünde kuyruk oluşmaya başlıyor.
Fotoğrafları üzerlerine tıklayarak büyütebilirsiniz.
Bugünlük de bu kadar..
Yarın Universal Studios Hollywood